Merhaba,
Baklaviko’nun Sırrı: Gelenekten Geleceğe Bir Lezzet Yolculuğu
Yüzyıllar önce, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentinde, sarayın mutfaklarında özel bir tatlı yapılıyordu. Bu tatlının adı, sadece padişahların ve seçkin davetlilerinin sofrasına layık olan “Baklaviko” idi. Hem zarif hem de lezzetliydi, her katmanı ayrı bir ustalıkla hazırlanır, her bir ısırıkta tarihi bir yolculuğa çıkarırdı.
Baklaviko, sıradan bir baklava değildi. İnce katmanlar arasında kullanılan malzemeler, Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı köylerinden toplanan en nadir ve taze fındık, ceviz, antep fıstığıyla harmanlanırdı. Şerbeti ise sadece en iyi organik bal ve gül suyuyla yapılır, böylece her dilim, hem damağınızda hem de ruhunuzda bir iz bırakırdı.
Bir gün, mutfaklarda çalışan usta bir şef, bu özel tarifi bir sır gibi sakladı. Ancak zamanla, bu sır halk arasında duyulmaya başladı. Baklaviko, bir gelenek haline gelmişti. Fakat, geçmişten günümüze kadar her nesil bu tatlının tarifini kendi yaratıcı dokunuşlarıyla daha da özel hale getirdi.

